Ana Sayfa İletişim

 

 
Tüzük Tanı ve Tedavi Protokolleri (PDF Dosyası)
Tarihçe Kongreler
Üyelerimiz Dernek Bülteni
Yönetim Kurulu İletişim Bilgileri

RSV Enfeksiyonları ve Yenidoğan Bebekler Paneli

Türk Neonatoloji Derneği tarafından düzenlenen RSV Enfeksiyonları ve Yenidoğan Bebekler Paneli 115 hekimin katılımıyla 16 Ekim 2009 Cuma günü Ankara’da Swiss Hotel’de yapıldı.

Oturum Başkanlarını: Prof. Dr. Murat Yurdakök ve Prof. Dr. Hasan Özkan’ın yaptığı Birinci Oturum’da Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. İrfan Şencan “Türkiye’de yenidoğan sağlığında gelişmeler”, Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Doç. Dr. Mustafa Ertek “Yenidoğan enfeksiyonlarında Hıfzısıhha Merkezi’nde yapılanlar”, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Hacımustafaoğlu “RSV: etken ve bağışıklık” ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Neonatoloji Ünitesi’nden Prof. Dr. Şule Yiğit “Türkiye’de RSV epidemiyolojisi çalışması ara raporu”;

Oturum Başkanlarını Prof. Dr. Nilgün Kültürsay ve Prof. Dr. Asuman Çoban’ın yaptığı İkinci Oturum’da Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı Viroloji Referans ve Araştırma Laboratuvarı’ndan Dr. Nurhan Albayrak “Türkiye’de RSV tanı olanakları”, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Neonatoloji Ünitesi’nden Prof. Dr. Saadet Arsan “Küçük prematürelerin RSV enfeksiyonlarından korunması” ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Astım ve Allerji Hastalıkları Ünitesi’nden Prof. Dr. Bülent Şekerel “RSV ve astım” konusunda konuşmalar yaptı.

Toplantının sonunda RSV proflaksisi konusu genel tartışmaya açıldı ve derneğimizin yayınladığı önerilere bazı eklemeler yapıldı.

Türk Neonatoloji Derneği önerileri

 Palivizumab ülkemizde “RSV Sezonu” olarak tanımlanan Kasım-Mart ayları arasında aşağıda belirtilen yüksek riskli bebeklere taburcu olacağı günden başlanarak bir ay aralarla en fazla “beş” kez uygulanmalıdır. Örneğin Ocak ayında taburcu edilen 30 haftalık bir bebeğe Ocak, Şubat ve Mart aylarında birer kez palivizumab yapılmalıdır. Halen devam eden ülkemizde RSV epidemiyoloji çalışmasının sonuçlarına göre uygulamaya Kasım yerine Ekim ayında başlanabilecektir.
RSV enfeksiyonu bakımından yüksek riskli bebekler

1. RSV sezonu başlangıcından önceki son altı ay içinde kronik akciğer hastalığı (KAH) için özgün tedavi (ek oksijen, bronkodilatatör, diüretik veya kortikosteroid) gereksinimi olan, iki yaşın altındaki çocuklar. KAH tanılı hasta grubunun ikinci sezon için tedavi endikasyonu her hasta için hastanın durumu, izleyen neonatoloji uzmanı tarafından değerlendirilerek konulmalıdır. Bu grupta ikinci sezon uygulamanın koruyuculuğu konusunda çok kuvvetli kanıtlar bulunmamaktadır.

2. Gebeliğin 28. haftasında veya daha erken doğmuş olan, RSV sezonu başlangıcında bir yaşından küçük olan KAH tanılı veya tanısız tüm bebekler. Bu gruptaki bebeklere RSV immünoproflaksisi başlandıktan sonra, sezon sona ermeden 12 aylarını tamamlasalar bile proflaksi uygulamaları, sezon sonuna dek sürdürülmeli ve tamamlanmalıdır.

3. Gebeliğin 29-32. haftası arasında doğmuş olan, RSV sezonu başlangıcında altı  aylıktan küçük olan KAH tanılı veya tanısız tüm bebekler. Bu gruptaki bebeklere RSV immünoproflaksisi başlandıktan sonra, sezon sona ermeden altı  aylarını tamamlasalar bile proflaksi uygulamaları, sezon sonuna dek sürdürülmeli ve tamamlanmalıdır.

4. RSV sezonu başlangıcında bir yaşından küçük siyanotik doğuştan kalp hastalığı, konjestif kalp yetmezliği tedavisi gerektiren asiyanotik doğuştan kalp hastalığı ve orta-ağır derecede pulmoner hipertansiyonu olan bebekler. Hemodinamik açıdan önemli değişikliğe yol açmayan sekundum tipte ASD, küçük VSD, pulmoner stenoz, komplike olmayan aort stenozu, hafif aort koarktasyonu ve küçük PDA’sı olan hastalarla konjestif kalp yetmezliği tedavisi gereksinimi olmayan cerrahi olarak tam düzeltilmiş durumdaki doğuştan kalp hastalığı olan hastalar ve tedavi gereksinimi olmayan hafif kardiyomiyopatisi olan hastalarda palivizumab proflaksisine gerek yoktur. Proflaksi almaktayken açık kalp ameliyatı geçiren hastalarda palivizumab serum konsantrasyonunda  düşüş gözlendiğinden, ameliya t sonrasında hastanın klinik durumu düzeldikten sonra proflaksi doz tekrarı önerilmektedir.

Uygulamalar için bazı öneriler

Amerikan Pediatri Akademisi’nin 2009 yılında yayınladığı Palivizumab uygulama önerilerinde (Pediatrics 124: 1682, 2009) gebeliğin 32-34 haftası arasında RSV sezonunda veya sezondandan önceki 3 ay içinde doğan ve 2 risk faktöründen (bakım evine götürülme veya aynı evde yaşayan 5 yaşından küçük çocuk olması) birine sahip olan bebeklere en çok 3 doz veya bebek 3 aylık olana kadar ayda bir doz (hangisi önce gelirse) 
Prematüreler hastanede yatmaktayken sezon başlamışsa; taburculuktan 24-48 saat önce veya taburculuktan hemen sonra profilaksi başlanır.
Profilaksi başlanmış olan prematüreler daha sonra hastaneye yatar ve doz zamanı hastanede yatarken gelirse  doz hastanede uygulanır.
Palivizumab RSV enfeksiyonu tedavisinde ve RSV nedenli hastane enfeksiyonlarının proflaksisinde kullanılmamalıdır. RSV salgınlarında Palivizumab uygulamasının önerilmesi için yeterli kanıt yoktur.
Profilaksi programı sırasında RSV enfeksiyonu geçirilirse program tamamlanır.
Ülkemizde "palivizumab" reçetesinin yalnızca neonatoloji uzmanları tarafından yazılabilmesi nedeniyle, neonatoloji uzmanı olmayan küçük şehirlerde yaşayan hastalar, reçete yazılabilmesi için büyük şehirlere gitmek zorunda kalmakta ve bu durum hastaların tedaviye düzenli olarak devam etmelerini olumsuz etkilemektedir.

 

UNEKO 2011
17-20 Nisan 2011,
Marmaris Grand Yazıcı Mares Otel
www.uneko2011.org

 
   
 
Türk Neonatoloji Derneği, Akdeniz Ülkeleri Neonatoloji Birliği (UMENS) ve Avrupa Neonatoloji ve Perinatoloji Dernekleri Birliği (UENPS) Üyesidir